Hasan Özcan yazdı - "Süper Gücün" Hâl-i Pürmelâli

29 Kasım 2015 Pazar
Petrol fiyatları 2014'ün Haziran ayından itibaren sistemli olarak düşürülüyor.
 
115 Dolardan bugün geldiği yer 45 Dolar.
 
 
Bu işten en çok bütçelerini Dolar ve Gaz ihracatı ile denkleştirebilen ülkeler zarar görüyor.
 
Körfez Ülkeri, İran, Rusya, Azerbeycan, Cezayir, Nijerya, Venezuella gibi petrol ihracatçısı ülkeler büyük zararlara uğradı.
 
 
Ancak hepsi aynı oranda etkilenmedi.
 
Çünkü petrolün çıkarma maliyeti her ülkede aynı değil.
 
Körfez Ülkerinde bu maliyet varil başına 2-3 Dolarlara kadar düşerken örneğin, İran'da 20-25, Rusya'da 30-33 Dolarlara kadar yükselebiliyor.
 
 
Dolayısıyla petrol fiyatlarının gerilemesinden en çok bu iki ülkenin etkilendiğini söyleyebiliriz.
 
Rusya 2014'e kadar yüksek petrol ve gaz fiyatlarının da etkisiyle istikrarlı büyüyen bir ekonomiydi.
Bu tarihe kadar 350 milyar dolar rezerv biriktirebilmişti.
 
 
Rusya'nın Sovyet Rusya'dan bile daha saldırgan politikalarının arkasında biraz da mali dengelerinin "sağlam" oluşu yatıyordu.
 
Birilerinin bu gidişe dur demesi gerekiyordu.
 
 
Nitekim öyle de oldu.
 
En büyük kozu yüksek enerji fiyatlarının önüne set çekildi.
 
İstikrarlı büyüme trendine sahip Rusya 2014'de yalnızca 0,6 büyüdü.
2015 daralma beklentisi ise 4,5-5 düzeyinde.
 
Dünya ortalaması için bile rekor küçülme söz konusu olacak.
 
 
Bu süreçte Rusya'nın rezerv kaybı ise 100 milyar dolarlara yaklaşmış durumda.
 
Yani dışarıdaki saldırgan ve yayılmacı politikanın aksine Rusya içeride ciddi bir ekonomik kriz ile karşı karşıya.
 
Rusya'nın genişlemeci ve saldırgan tutumu devam ettiği sürece petrol fiyatlarının gideceği bir yer yok.
 
 
Çünkü PETROL SİLAHTIR.
 
 
Ve birileri o silahı geleneksel hasmı için sonuna kadar kullanıyor.
 
Bu durumdan bizim gibi enerji ithalatçısı ülkeler istifade ediyor.
 
 
2011-2012'de net 90 milyar açık veren dış ticaretimiz 2015 sonu itibariyle 35-40 milyar dolara kadar gerilemiş olacak.
Enerji ithal faturamızın da 60 milyar dolar civarında olduğunu hatırlatmakta fayda var.
 
 
Yani her zaman yumuşak karın olarak değerlendirilen cari açık, artık ekonomimiz açısından bir risk olmaktan çıkmış durumda.
 
 
Hâsılı Rusya saldırgan politikalarının bedelini ağır bir şekilde ödüyor.
Rusya açısından bunun sürdürülebilir bir yanı yok.
 
 
2016'da da ekonomik daralmanın devam etmesi halinde ki petrol fiyatlarının seyrine bakacak olursak öyle olacak, içeride de ciddi sorunlarla karşı karşıya gelecektir.
 
 
Halep'e Pirince giderken evdeki bulgurdan olması işten bile değil..
 
 
 
Onlar Düşünsün..
 
 
Putin Liderliğindeki Rusya bugün Sovyet Rusya'dan bile daha saldırgan ve yayılmacı politikalar izliyor.
 
Dünyanın ve özelikle onu dengeleyebilecek yegâne küresel güç olan Batı Blok'unun Putin'in bu politikalarına duyarsız kalması cesaretini arttırıyor, giderek daha da pervasızlaşıyor.
 
 
Kırım gibi koskoca bir ülkeyi oldu bittiye gitirerek topraklarına kattı.
Osetya, Abhazya, Gürcistan, Çeçenistan'ı ise kendine doğrudan bağlamaktan daha beter hâle getirdi, dünyadan tek ses çıkmadı.
 
Halen Doğu Ukrayna'yı karıştırarak yeni kazanımlar peşinde.
 
 
Asıl beklediği fırsatı ise Suriye'de yakaladı.
 
Sadece Putin'in değil Rusya'nın bin yıllık rüyasıdır sıkıştığı kuzey enleminden sıcak denizlere inmek.
Bunu da "başarırsa" Putin hakikaten tarihe geçer.
 
 
Putin'in amacı tam da bu; tarihe geçmek.
 
Suriye'de tarihi bir fırsat yakaladığını düşünüyor.
 
 
Esed yanında yer alması zaten on yıllardır var olan bir askeri üsse sahip olmak için değil.
 
Eğer hesapları tutar, dahil olduğu oyun başarılı olursa Akdeniz'de kıyısı olan genişce bir toprak parçasına sahip olacak.
 
 
Rusya toprağı sayılan, Rus nüfusun iskân edileceği, Akdeniz'de Rusya'nın Jandarmalık rolünü ifâ etmesine hizmet edecek bir toprak parçası için bölgeye indi.
 
Olmaz demeyin bu tür statünün dünyada onlarca örneği var.
 
 
ABD, İngiltere, Fransa hatta Belçika ve Hollanda bile dünyanın uzak bölgelerinde bu ülkelerin doğrudan toprağı sayılan kolonilere sahip.
 
"Dünyanın süper gücü" Rusya da kendinde bu hakkı görüyor.
 
Putin Rusya'nın bin yıllık rüyasına hiç olmadığı kadar yaklaştığını düşünüyor.
 
 
Onun DAEŞ diye bir derdi yok.
 
DAEŞ'in kim olduğunu, kimler tarafından kurulduğunu, neye hizmet ettiğini çok iyi biliyor.
 
O sadece birilerinin kurduğu oyuna hesapta olmayan biçimde dahil oldu.
 
 
Hem DAEŞ'i Suriye ve Irak'a monte edenlerin hem de fırsatçılık yapıp hesapta olmayan biçimde oyuna dahil olan Rusya'nın bölge üzerindeki planlarını bozacak tek ülke var; Türkiye.
 
Tarihe geçme rüyası gören Rusya'nın karizması tek bir uçağının düşürülmesi ile yerle bir edildi.
 
 
Rus uçağının düşürülmesi sıradan bir olay değildir.
 
Sadece Rusya'nın değil, bölgede kirli emelleri olanların iki kere düşünmesini gerektirecek bir olaydır.
 
 
Türkiye Rus uçağını düşürerek bölgede ameliyat yapmak isteyenlere de buna izin vermeyeceğinin mesajını vermiş oldu.
 
 

Şimdi "onlar" düşünsün.. 


Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.