Ayşe Gül SERİN yazdı.. - Muharrem'in Kitabı Yok Satıyor!

22 Haziran 2018 Cuma
AK Parti, 16 yılda referandumlarla beraber 12 seçim geçirdi. Hepsinde ‘’bu seçim, Türkiye için en önemli seçim’’ diye diye, ülkeyi her seferinde bir adım daha ileriye taşıyarak günümüze kadar getirdi. 24 Haziran seçimleri ise önceki seçimlere taş çıkartacak cinsten sanırım…
 
Alıcısı çok, satıcısı az olan…
 
Seçime 3 gün gibi kısa bir zaman kaldı. Ve işin garip olan tarafı, heyecanımız artarken, “bu da mı var” diyeceğimiz abuk sabuk, aksiyon filmlerini aratmayan senaryolarla şaşırmaya devam ediyoruz…
 
PKK, FETÖ, ekonomi, siyaset derken sanatla ilgilenmeyi unutmuş olsak da bize sanatın, şiirin önemini hatırlatan ve şimdiye kadar kendisinden ve şiirlerinden haberdar olmadığımız Muharrem İnce’nin, sanatı ve özgün (!) şiirlerini hatırlatan her kimse kendisine ne kadar teşekkür etsek az sanırım…
 
Kasetle başa gelen Kemal Kılıçdaroğlu ifşa konusunda tek şüpheli!

Ahlak sınırlarını zorlayan şiir kitabıyla, ününe ün katmaya; yok yok kattırılmaya çalışılan Muharrem İnce!

Biri CHP genel başkanı, diğeri CHP’nin gözde (!) başkan adayı…
 
“Türkiye de en güzel sanatı yaparsa yine CHP yapar” sloganıyla, sanatta çığır aşmış Millet ittifakının başkan adayı, siyasette tökezlese de sanat dalında birinci (!) Örnek bir mü’min oluşundan hiç söz etmeyeceğim bile…
 
    Gelelim cumhur ittifakına…
 
Cumhur ittifakı; sağlam, kararlı, ülkenin refah düzeyini, huzurunu sağlayacak, projelerle sağlam adımlar atarak güven tazelemiş ve her zamanki gibi, ön saflarda yer almaya devam ediyor.
 
Cumhur ittifakının başkan adayı tek, Recep Tayyip Erdoğan! 
 
Yine zaferi milletin hizmetkarı, Erdoğan galip gelecek gibi görünüyor hiç şüphesiz…
 
Millet İttifakına gelince, anlamak mümkün değil, Ne matematik, ne fizik, ne kimya içinden çıkabilir bu ittifakın, desem de…
 
CHP ekonomiden, Muharrem İnce de sanattan sonra fizik ve kimyada oldukça başarılı… Bu 4 bilinmeyenli bir denklem. Bir de buna HDP genel başkanı Selahattin Demirtaş’ı ekleyecek olursak, 5 bilinmeyeni ile Dercartes’e meydan okuyorlar. 
 
Bu yeni bir denklem değil aslında. 2017 referandum sürecinde temelleri atılmış bir denklem.
 
“Amerika’nın 5.Cumhurbaşkanı Lincoln, düşmanları hakkında çok yumuşak bir dil kullanırmış. Bazıları bunu hoş görmeyerek: Düşmanlarınızı yok etmek dururken, onları böyle okşamanıza anlam veremiyoruz, demişler. Lincoln, onlara şu veciz cevabı verir: Sayın efendiler! Düşmanlarımı kendime dost etmekle, zaten yok etmiş olmuyor muyum?” 
 
Lincoln, ün yok etme perspektifinden bakarsak, hepsi kendi çizgisinden sapmış, kendilerini çoktan yok etmiş, tükenişlerini hatırlamak için 24 Haziran seçimlerine girmeyi göze aldılar.
 
 
    Kafama takılan açık uçlu sorular olsa da kapalı uçlu sorularda var cevap bulmaya çalıştığım.
 
    Mesela…
 
CHP ve SP başkanlıktan umudunu çoktan kesmişken, Başkan adayları Meral Akşener ve Muharrem İnce.
 
Peki CHP ve SP neden yırtınıyorlar, kaybettiklerini bile bile?
 
Çünkü; 24 Haziran seçimlerinde, ikinci tura kalınırsa ve Meral birinci çıkarsa sandıktan, millet ittifakı Meral’i destekleyecek. Yok Muharrem İnce eğer birinci çıkarsa yine topyekün İnceyi destekleyecek.
 
Merak ettiğim şey: CHP ve SP seçmeninin oyları nereye gidecek. Belki çok enteresan ama söyleyeyim.
 
SP’ nin oyları CHP’ ye, CHP’nin oyları HDP’ nin barajı tırmanmasını sağlayacak. Buda Erdoğan’ı al aşağı edecek, 
 
Çünkü HDP barajı aşamazsa eğer oylar Cumhur İttifakına yarayacak. CHP ve diğerleri, “düşmanımın düşmanı, dostumdur” politikasıyla HDP’ nin barajı aşması için, her evden bir oy istiyor HDP’ ye.
 
Yıllardır CHP ve SP’ ye oy verenler kurulan tezgâhın farkında olmadan, partilerini destek vermiş olacaklar.
 
Ve sonu hüsran!
 
Ahhhhh, vahhhh, elim kırılaydı, ben ne yaptım gibi serzenişler işe yaramayacak. Son pişmanlık fayda etmeyecek. Kaptansız gemi karaya oturacak.
 
Diyelim ki Cumhur İttifakı kaybetti, kaybetse de kararlı bir şekilde yoluna devam edecek asla ideallerinden vazgeçmeyecek. Kaybetse de kafasını yastığa koyduğunda vicdanları özgür olacak…
 
İsimleri tarihe kara bir leke olarak geçmeyecek…
 
Kendi içinde bile anlaşamayan, koalisyon hükümetlerini unutturmayan, Millet ittifakı, bakalım koltuğu kaça bölecek, bakalım paylaşabilecekler mi o koltuğu?
 
        Kandili, o koltuğa oturtmayı layık görenler, Fetöcüleri o koltuğa oturtmayı layık görenler! Olimpos’un hizmetkarları! 
 
Kadınların mahremine göz dikip, üstüne bide şiirsellik katıp, yüzü hiç mi hiç kızarmadan, evet bu şiiri ben yazdım diyenleri, destekleyenler düşünsün diyeceğim ama; diyemiyorum. Bizim tek derdimiz vatan. Hepimiz o gemide seyahat ediyoruz! Gemi batarsa hepimiz batacağız. Saz çalarak, şiir yazarak (!) şirin görünmeye çalışıp devletin memuruna küfürler yağdıranlara değil; samimi bir şekilde millet için gelene, küffara karşı olanla yola “devam”  diyebilmek en mantıklısı…
 
Bir söz vardı çok beğendiğim, “Ruhun kirli olduktan sonra, bedenin temiz olsa ne yazar”
 

Yazarsa yine, en güzel şiirleri (!) CHP cumhur başkan adayı Muharrem İnce yazar! 


Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.