Ülkemiz Açısından Önemli Bir Merkez

21 Haziran 2014 Cumartesi
Tekstilkent Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Karaduman, ?Tekstilkent ülkemiz açısından önemli bir merkez olacak? dedi.

 Haber Merkezi

 
Türkiye ekonomisi açısından önemi büyük olan tekstil sektörünün kalbi İstanbul’un parlayan yıldızı Tekstilkent’te atıyor. İstihdam ve üretimin büyük bir kısmını bünyesinde barındıran Tekstilkent, ihracat ve fuar organizasyonlarıyla da dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Tekstilkent ve sektördeki gelişmelerle ilgili HaberMRT’nin sorularını yanıtlayan Tekstilkent Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Karaduman, bölgenin ve sektörün ülke açısından önemine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
 
Ülkemiz açısından önemli bir merkez olacak
 
Öncelikli hedefinin Tekstilkent’in büyük ölçüde gelişmesi ve sektörün dünyadaki bir numaralı adresinin olmasını sağlamayı hedeflediğini belirten Nuri Karaduman, “Tekstilkent ülkemiz açısından önemli bir merkez olacak” ifadelerini kullandı.
 
Karaduman, Tekstilkent’in 1986 yılında Sultanhamam, Mercan ve Mahmutpaşa esnafının bir araya gelerek, bölge esnafını kalkındırmak amacıyla ortaya çıkan bir kooperatif olarak kurulduğunu belirterek, ilk isminin İSTEK olduğunu söyledi. İstanbul’un trafik yoğunluğu ve ekonomik koşullardaki sıkıntılar nedeniyle kurulduğunu da dile getiren Karaduman, bu fikri çok başarılı bulduğunu ifade etti.
 
  --Tekstilkent’in Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlendiğinizde, kurumun ne gibi problemleri vardı?
 
Nuri Karaduman: Mayıs 2013’te Tekstilkent’i devraldığımızda, Tekstilkent’in doluluğu yüzde 25’ti ve bu oranın da yüzde 10’u da tekstilci, kalan yüzde 15’lik dilimi ise değişik iş kollarından kişilerden oluşmaktaydı. Bizim yönetimi devraldığımız süreçte Tekstilkent’in daha değişik iş kollarının da yer alması bakımından ciddi çalışmalar yaptık. Bizden önceki süreçte buranın yönetimi, tamamen tekstilcilerden oluşan bir gruptu. Fakat ne yazık ki eski yönetim Tekstilkent’e yeterli zamanı ayırmıyordu. Bu kurumun ve üyelerin önemli bir sorunuydu.Ayda iki saat vakit ayırıp Tektilkent gibi bir kurum yönetilmez. Zaten biz yönetime geldiğimizde bunun olumsuz etkilerini de gördük. Öte yandan Tekstilkent’in o dönemdeki doluluk oranı daha önce de belirttiğim gibi yüzde 25’ti. Bunun nedeni üyelerin mallarına sahip çıkmaması ve yönetimin kuruma gelmemesiydi. Bu iki ana faktör Tekstilkent’in en büyük sorunları arasındaydı.
 
 --Peki siz yönetime geldikten sonra ne gibi değişiklikler oldu?
 
Nuri Karaduman: Bizden önceki süreçte Tekstilkent’te yapımı tamamlanmış iş yeri sayısı yüzde 40 civarındaydı. Yönetimi üstlendiğimiz tarihten bu yana bu oranı yüzde 70’lere kadar çıkardık. Üstelik bu oranın yüzde 65’i kiraya verilmiş durumda. 14 ayda yüzde 25’lik oranı yüzde 65’e çıkarmak ciddi bir başarıdır.
 
Bir de bu dükkanların parasal değeri de düşüktü. Burada yaptığımız çalışmalar neticesinde değeri 200 bin dolar olan dükkanların fiyatını 300 bin dolara kadar yükselttik. Katıldığımız fuarlarda “lütfen gelin yerinizi alın” dediğimizde şaka yaptığımızı zannediyorlardı. Fakat bir süre sonra bu rakamlara yer bulmakta güçlük çekecekler.
 
“Algı değişikliği oldu”
 
Göreve yeni başladığım dönemde Tekstilkent terk edilmiş bir siteydi ve üyelerimiz şunu diyordu: ‘Tekstilkent’ten artık bir şey olmaz.’ Fakat şu an gelinen noktaya baktığımızda aynı üyeler ‘Ben iş yerimi satmam, Tekstilkent’ten baklentilerim var.’ Dolayısıyla biz burada büyük bir algı değişikliği oluşturduk.
 
 --14 ay gibi kısa bir sürede bunları başarmış olmak gerçekten takdire şayan. Bu başarıya ulaşmak için nasıl bir yol izlediniz?
 
“Tekstilkent’le ilgili her türlü kararı üyelerimizle birlikte alıyoruz. Tekstilkent’i birlikte yönetiyoruz”
 
Biz bu işin ekip işi olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla her hafta üyelerimizle bir araya gelerek toplantı düzenliyoruz. Burada alınan ve görüşülen kararların hepsi ortak bir paydada yer almakta. Yani hemen hemen  aldığımız her kararda üyelerimizle birlikte hareket ediyoruz. Bu da başarılı olmamızı sağlıyor.
 
“Bir bütün olarak hareket etmek bizim en önemli modelimiz”
 
Üyelerimizin yanı sıra kurumumuzda çok değerli bir yönetim kadrosunun da yer aldığını söylemek isterim. Özellikle Genel Sekreterimiz Maşallah Taylan’ın kurumumuza çok büyük katkıları olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Kendisi bir dönem İSKİ Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanlığı ve Şeker Fabrikaları’nda Genel Müdür Yardımcılığı görevlerinde çalışmıştır. Dolayısıyla bürokrasi yapısına hakim ve bu konuda uygulamaya dönük akılcı çözümler üreten biridir. Bu nedenle Genel Sekreterimiz Maşallah Taylan’ın kurumuzun başarısındaki emeği büyüktür.
 
“Amatörce düşünüp, profesyonel çalışıyoruz”
 
Bizden önceki yönetim iş olmadığını ve burada vakit geçirmenin fuzuli olduğunu söylüyorlardı. Fakat biz gün boyu burada olmamıza rağmen çoğu kez işlerimizi yetiştirmekte güçlük çekiyoruz. Dolayısıyla bu çelişkili bir durum. Bazıları fazla mesai harcamamızın profesyonellik dışı bir düşünce olduğunu dile getiriyor. Fakat bizim anlayışımız şudur  ‘Amatörce düşünüp, profesyonel çalışıyoruz” ve başarıyı bu şekilde yakalamış oluyoruz.
 
 --Bundan sonraki süreçte hayata geçirmeyi hedeflediğiniz projeleriniz nelerdir?
 
 Nuri Karaduman: Öncelikle Tekstilkent’in tanıtımı ve doluluğun artmasıyla ilgili ciddi bir emek sarf ediyoruz. Bunu gerçekleştirmek için de fuarlara katılıyoruz. Çünkü buraya yeni insanları kazandırmak adına fuarların önemi çok büyük. Örneğin bu yıl EVTEKS ve CHİNA HOMELİFE fuarlarına katılım gösterdik ve çok olumlu geri dönüşler oldu.
 
“Spot perdecilerin adresi Tekstilkent”
 
Örneğin bu katılımlar sonucunda spot perdecilerin piyasası Tekstilkent oldu. Buna ilave olarak kumaşçıların ve nevresim satıcılarının da piyasası olmayı hedefliyoruz.
 
“Güneş enerjisinden yararlanarak enerjide tasarruf sağlayacağız”
 
Biliyorsunuz çağın büyük sıkıntılarından biri de enerjiye ulaşmak. Tekstilkent bölgesinde hayata geçirmeyi planladığımız bir diğer proje, 140 bin metrekare olan çatılarımızın üzerine güneş enerjisinden yararlanacağımız bir sistem kurmak. Bu alandaki çalışmalarımız belli bir noktaya ulaşmış durumda. İnşallah en kısa zamanda bu projemiz de hayata geçecek ve enerjide büyük bir tasarruf sağlamış olacağız.
 
“Kullanıma elverişli olmayan sokakları düzenli hale getireceğiz”
 
Yine Tekstilkent içerisinde ara sokaklardaki yollarımızı iyileştirerek, kullanıma elverişli olmayan alanları cadde haline getireceğiz. Buradan elde edeceğimiz kazanımla bu caddeler üzerinde bir otopark oluşturma imkanımız olacak. Diğer taraftan iş yerlerimiz ürünlerini kendi dükkanları önünden araçlara indirme-bindirma şansına sahip olabilecekler.
 
“Kurumsallaşmaya ağırlık vereceğiz”
 
Tekstilkent kurumsallaşma anlamında ciddi sıkıntıları olan bir yerdi. Öncelikle kurumsal kimlik kazanmak adına bir internet sitesi kurduk. Öte yandan santrali olmayan bir kurumduk, şu anda santralimiz kurulmuş durumda. Bu bahsettiklerim basit gibi görünen fakat kurumsallaşma anlamında çok önemli detaylar. Öte yandan üyelerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Üyelerimizin bize ulaşamama gibi bir sıkıntısı yok.
 
Biz 4 yıllığına seçilmiş bir yönetimiz ve Tekstilkent yöneticileri olarak kendimize bir hedef koyduk. Dolayısıyla bizim yıl bazında hedeflerimiz bellidir. Örneğin birinci yılımız tespit , ikinci yıl tedavi yılımız olacak dedik. Fakat ilk yıl bu iki hedefimizi bir arada yürüttük ve çok hızlı bir şekilde amaçlarımıza ulaştık. Üçüncü yıl şahlanış yılımızın olmasını hedefledik. İnşallah 2014’ün sonunda Tekstilkent’te doluluğu yüzde 80 ve 2015’te de yüzde 100 oranda oluşturacak, üçüncü yılın sonunda da bu hedefimize ulaşmış olacağız.
 

 


Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.