Ayşe Gül SERİN Yazdı.. - Siz izinliyken, biz izindeydik!

27 Temmuz 2018 Cuma

 Sosyal Medyada bir gün gezinirken, gözüme gazeteci yazar Yılmaz Özdil’in “boynumuzun borcu” adındaki yazı başlığı takıldı. Herkes yazar yazmasına ama; her yazarın farklı bir üslubu vardır. Anlam bakımından bize bir şeyler katan yazılar olduğu gibi; bizden bir şeyler koparmaya çalışan anlam veremediğimiz yazılarda çıkıyor mutlaka…

 
Mesela; Yılmaz Özdil’in kaleme aldığı “boynumuzun borcu” başlıklı yazısı, başlık ilgi çekici olsa da içerikten yoksun, anlamdan uzak, vermek istediği mesaj çok banal…
 
“Bildiğim tek bir şey var, oda hiçbir şey bilmediğim” sözünden yola çıkarak, hiçbir şey bilmediğini bilmek, bilgelikte çığır açmak gibi bir şey bana göre…
 
Bilmeyenler!

Bilmediğini bilmeyenler!

Bildiğini zannedenler!
 
Her neyse yaş itibariyle benden daha çok gömlek eskitmiş olabilir. Türban sorunundan dolayı zar zor okuyabildiğim üniversiteyi kim bilir kaç kez bitirmiştir ya da mastırını nerede tamamlamıştır, vardır bir bildiği diyerek başladım yazıyı okumaya.
 
Mustafa Kemal Atatürk’ü yazmayı boynuna borç edinmiş. Tatil yapmamış. Kitap basımından tutunda, belgesel filmine kadar yok yok. Büyük bir araştırma yapılmış. Üç yaş gurubu çocuklardan tutunda yetişkinlere kadar hitap edebilecek bir kitap çıkarıyor.
 
-Çocukları Mustafa Kemal İle tanıştırma vakti geldi diyor. Her zamankinden daha çok ihtiyacımız var ona diyor.

-İstedikleri kadar unutturmaya silmeye çalışsınlar, savaşmaya kararlıyız diyor.

-İzinde değilim.

-Mustafa Kemal’in izindeydim (!) diyor...
 
Benim düşüncelerim mi stabil, yoksa bunlar gibi düşünenlerin mi bilemiyorum.
 
Cumhuriyet tarihinden beridir zaten çocuklar Atatürk sevgisiyle yetiştirilmedi mi, yetişmedi mi?
 
Ya da unutturmaya çalışan kimler?
 
Kim silmeye çalışıyor Mustafa Kemal’in adını?
 
Bu göndermeler kime? Bir türlü anlam veremesem de mastır yapmamış olsam da! 
 
Biz bu vatan uğrunda mücadele vermiş, vermeye devam eden kim varsa saygı duyduk, yüreğimizin en derinlerinde sakladık. Hediye ettiği 23 Nisanlarda, 19 Mayıslarda gülemedik, duygulandık. Gözlerimiz doldu ağladık…
 
Kendi çıkarlarımız için ismini dilimize almadık, minnet duyduğumuz için andık. Kimliğini kullanmadık. Yaptıysak bir yanlış, Atatürk’ün portresini önüne koymadık. Yapılan pisliklerinin üzerini onunla örtmedik.
 
“Ben manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir doğma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kurak bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.” (Mustafa Kemal Atatürk)
 
Donmuş ve kalıplaşmış kurallara, kuralcı bakmadık. Bilim ve aklı miras edindik. Yenilenmek için gayret gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz
 
“Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir” (Mustafa kemal Atatürk)
 
İnsanlara 3.sınıf insan muamelesi yapmadık. Yaratılanı yaratandan ötürü sevdik biz. İlim diye batının tüm çıplaklığıyla örtünmedik. Okuma yazma bilmeyene tepeden bakmadık. Cahil damgası vurmadık. Çoban diye aşağılamadık. Hiçbir şey bilmeyişimizi, bildiğimiz tek şey saydık!
 
“Bir millete, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur.” (Mustafa Kemal Atatürk)
 
Evet Mustafa Kemal’in dediği gibi çıkar için vatanı peşkeş çekmedik. Vatan sevgimiz özel istek ve ihtiyaçlarımızdan üstündü hep. Peşkeş çekenlerle birlik olmadık. Yani biz, tıpkı Mustafa Kemal’in dediği gibi yaşamaya çalıştık.
 
Hani şu türbanından dolayı çağ dışılıkla suçlanan, terörist muamelesi yapılan, öcü gibi bakılan ben, bizler değil miyiz?
 
İnsanları türbanınızla değil, beyninizle etkileyebilirsiniz! Türbana takılıp, bir arpa boyu yol alamayanların algısı dışında kalan hep bizler değil miydik?
 
Vatanın dibe vurmasını bir tek adama Recep Tayyip Erdoğan’a değişecek kadar vatansever olanlar siz değil misiniz?
 
15 Temmuz verilen kurtuluş mücadelesinde Atatürk’ün izinde olanlar neredelerdi?
 
Ben tankın altında, karşısında, sağında solunda, sizin deyiminizle göbeğini kaşıyanlar diye aşağıladığınız vatan evlatlarını gördüm!
 
Ben o gece savaş meydanlarına kamyonuyla cepheye asker taşıyan türbanlı Fatma bacıları gördüm!
 
Ben o gece sokaktaki havuzlarda belki de son abdestini alan ve şehadete yürüyen mücahitler gördüm! 
 
Vatan elden gidiyor oğul! Diye bastonuyla koşmaya çalışan sakallı dedeler gördüm!
 
Harbi ciddi ciddi siz neredeydiniz?
 
İzinde değildiniz, İzindeydiniz (!) sanırım.
 
Eğer bir suçlu arıyorsanız, sizi düşünmeye davet ediyorum!
 
Siz misiniz Ata’nın izinde olan? Siz misiniz ülkeyi medeni muasırsa taşımaya çalışan? 
 
Siz daha savunduğunuz ilkelerin arkasında bile dik duramayan, kendini Atatürkçü zanneden zihniyetlerden ibaretsiniz!
 
Demokrasiye çelme takmaya çalışıp, demokrasi Nutuk’u atan Hazirunlar!
 
Hiç Nutuk okumadığınız buradan belli!
 
Atatürk büstünü yakıp, yıkanlara ses çıkaramayıp oda yetmedi, ellerinden tutup meclise kadar getirenlerle hemfikir olup bu ülkenin bu vatanın evlatlarını Atatürk’ü silmekle, unutmakla suçlamak hiç kimsenin hele sizin hiç haddiniz değil!
 
Bu ülkenin Türkiye Cumhuriyeti’nin çocukları, evlatları
 
Atasına ezelinden sevdalı!
 
Yani demem o ki; Biz Mustafa Kemal’i sizden değil, Atatürk’ten öğrendik!
 
Siz hiç boşa yorulmayın!

Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.