Teröre rağmen kardeşlik er kişinin işi

16 Kasım 2013 Cumartesi
İçinden geçtiğimiz günler, ?İyiliğe iyilik her kişinin işi, kötülüğe iyilik er kişinin işi...? şeklindeki ata  sözümüzü şiar edinmemiz gereken günler...
 
Mel?un bölücülerin son saldırısı ve bu menfur olay neticesinde ?24 şehit ve onlarca yaralı? şeklinde ifade edilen kayıplarımız, bütün milletimizi bir kez daha ayağa kaldırdı, hepimizin yüreklerini dağladı hiç kuşkusuz.
 
Hakkari Çukurca?da yüzlerce teröristin katıldığı bu şer eylemi, ülke çapında infiale neden oldu. Olayın duyulduğu ilk anlardan itibaren Cumhurbaşkanı?ndan, sokaktaki vatandaşa kadar toplumun her kesiminden teröre lanet yağdı, tepkiler çığ misali büyüdü.
 
Sayın Cumhurbaşkanımız bile bu olaya tepkisini gösterirken, ''intikamı çok büyük olacak ve misliyle alınacaktır'' diyerek, daha önce hiç kullanmadığı bir  ifadeyi, ?intikam? kelimesini kullandı. Binlerce, onbinlerce insanımız caddelere, meydanlara döküldü, hep birlikte terörü ve destekçilerini lanetledi.
 
Bunların hepsi anlaşılabilir tepkiler, gelişmeler. Ancak bu tür olay ve gelişmeler sonrasında beni asıl endişelendiren, sanırım okurlarımızın bir kısmının da zaman zaman karşılaştığı türden bazı tepkileri az da olsa maalesef görebiliyor ve duyabiliyor olmamız.
 
Burada ifade etmekten bile çekindiğim, ancak ?bölücülüğe karşı bölücülük, teröre karşı terör? şeklinde nitelendirebileceğim türden tepkiler bunlar. Bu gibi tepki ve tutumlar, sınırları içinde yüzlerce yıl onlarca kavmin barış ve huzur içinde yaşadığı Osmanlı İmparatorluğu gibi, milyonlarca kilomatrekarelik çok büyük bir coğrafyada altıyüz yıldan fazla bir süre hüküm sürmeyi başarmış bir cihan devletini kuran şanlı ecdadımızın torunları olan bu aziz milletin fertlerine ve mensubu olmaktan her zaman şeref ve mutluluk duyduğumuz İslam dinini bir parça olsun anlayıp, özümseyebilmiş hiçbir Müslüman?a yakıştırabileceğimiz tavırlar asla olamaz.
 
Yanlış anlaşılmasın, kurşun atan, bomba sallayan teröriste ?gül atarak? karşılık verelim demiyorum elbette. Hükümetimizin de son dönemde ve halen yapmaya çalıştığı gibi, bir taraftan teröristle anladığı dilden mücadele ederken, diğer taraftan da ?Kürt Sorunu? denilen ve ülkemizin daha da büyüyüp,  güçlenmesinin önündeki en büyük engel olan bu meseleyi, siyasi, ekonomik, diplomatik vs. her yönüyle ele alarak, yapılması gerekenleri kararlılıkla ve yılmadan yapmaya devam etmemiz en doğru ve akıllıca hareket tarzı olacaktır.
 
Teröriste anladığı şekilde cevap verirken de, yaşla kuruyu ayırma  mecburiyetiyle, ne olursa olsun akl-ı selimle hareket etme ve soğukkanlı davranma zarureti hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır. Bunun aksi tam da terörün ve destekçilerinin arzu ettiği bir davranış biçimi olup, meseleyi çözmeyeceği gibi, ateşe körükle gitme anlamına gelir ki, maazallah yangını daha da büyüterek, kontrolden çıkmasına neden olabilir.
 
Demem o ki, ?Büyük ve güçlü bir Türkiye? için kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi sürdürmemiz ve pekiştirmemiz şart. Zaman bölünme zamanı değil, aksine ?bütünleşme?, küçülme değil,  daha da büyüme zamanıdır... Sadece Türk ve Kürt halkları olarak değil, tüm İslam alemi ve Müslüman ümmeti olarak bu dirayet ve beceriyi gösterebilirsek, Allah?ın (c.c.) izniyle bugünden çok daha güzel, mutluluk, refah ve adalet dolu günler çok yakındır. Yeter ki, Diyanet?in de güzel bir düşünceyle ?şehitlerimiz ve milli birlik? konusuna ayırdığı bu haftaki Cuma hutbesinde veciz bir şekilde ifade edildiği gibi, hepimizin Türkiye isimli geminin yolcuları olduğumuzu aklımızdan çıkarmadan, bu gemiyi felakete götürebilecek düşünce ve eylemlerden uzak kalarak, şer odaklarının sinsice oyunlarına gelmeme feraset ve dirayetini hep birlikte gösterebilelim.
 
Yazımın hemen başında işaret ettiğim o güzel atalar sözünü, ?Teröre rağmen kardeşlik er kişinin işi...? şekline getirerek, bu meseleye ve güncel koşullara uygun bir biçimde kullanacak olursak, bize de hepimizin birer ?er kişi? olduğunu gösteren tavır ve eylemler yakışır zaten, değil mi?..
 
Satırlarımızın sonuna yaklaşırken, vatan savunması gibi ulvi bir görev sırasında şehadet mertebesine erişen tüm aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet, rahmet ve biraz da gıptayla anıyorum. Allah-u Teala?nın (c.c.) bizlere de böyle yüksek dereceler bahşetmesi, Cennet?inde aziz şehitlerimizle komşu etmesi niyazıyla, değerli okurlarımızı muhabbet ve hürmetle selamlıyorum.

Yorum Yaz
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.